top of page

Fındıkzade Travestileri

  • travestievi
  • 17 Tem 2025
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 5 saat önce

fındıkzade travesti
Fındıkzade Travesti

Fındıkzade, İstanbul’un kalabalık haritasında çoğu zaman gözden kaçan; fakat yaklaştıkça katman katman açılan, kendine özgü bir ritmi olan semtlerden biridir. Tarihin eski yollarının kesiştiği bu bölgede, taşların hafızası vardır sanki. Bizans’tan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’in hızlı şehirleşme dönemlerine uzanan bir geçiş hattı gibi durur Fındıkzade. Bir yandan hastaneler, üniversite yolları, tramvay sesleri; diğer yandan eski apartmanların balkonlarından sarkan sardunyalar… Bu karşıtlıklar semtin ruhunu kurar: ne bütünüyle geçmişte kalmıştır ne de tamamen bugüne teslim olmuştur.


Ekonomik açıdan bakıldığında Fındıkzade, İstanbul’un gösterişli semtlerinden biri değildir; ama tam da bu yüzden sahicidir. Burada hayat biraz daha yakından yaşanır. Komşular birbirini tanır, esnaf yüzleri hatırlar, sokaklar yabancıyı kısa sürede fark eder. Bu sıcaklık, semtin kültürel dokusunu da belirler. Öğrenciler, sağlık çalışanları, eski İstanbullular ve yeni gelenler… Herkes aynı kaldırımı paylaşır. Bu çeşitlilik, Fındıkzade’yi yalnızca bir yerleşim alanı değil, küçük bir şehir gibi kılar.


İşte tam bu atmosferin içinde Fındıkzade travestileri, semtin en canlı renklerinden biri olarak belirir. Onları yalnızca bir kimlikle tanımlamak eksik kalır; çünkü çoğu, hayatın sert köşelerinden geçip gelmiş ama buna rağmen zarafetinden ödün vermemiş insanlardır. Giyimleri çoğu zaman cesur, yürüyüşleri kendinden emin, bakışları ise doğrudandır. Bir tür şehir asaletini taşırlar; gösterişten uzak ama fark edilir bir asalet.


Fındıkzade travestilerinin en dikkat çekici yönlerinden biri, abartılı bir sahne kurmaya ihtiyaç duymamalarıdır. Şişli’nin daha parlak, gece ışıklarıyla yarışan atmosferi ya da Taksim’in hiç durmayan hareketi yerine; burada daha dingin, daha insani bir görünürlük vardır. Onlar, hayatın akışına karışarak var olmayı bilirler. Sabah kahvesini alırken de, akşamüstü kısa bir yürüyüşte de aynı doğallıkla görünürler.


Bu doğallık, onları İstanbul’un diğer bölgelerindeki travestilerden ayıran önemli bir özelliktir. Bazı semtlerde mesafe hissedilir; bir sahne ile izleyici arasında duran görünmez bir çizgi gibi. Oysa Fındıkzade’de bu çizgi silikleşir. Burada karşılaşmalar daha çok iki insanın rastlaşmasına benzer; rol yapılmayan, yapaylıktan uzak anlar.


Semtin travestileri genellikle güçlü bir dayanışma kültürüne de sahiptir. Zor zamanlarda birbirine kapı açan, kahkahayı paylaşan, bazen de sessizliği birlikte taşıyan bir topluluk… Bu birliktelik, Fındıkzade’nin zaten var olan mahalle ruhuyla birleşince ortaya beklenmedik bir sıcaklık çıkar. Bir akşam sokağında yürürken duyulan neşeli bir selam, bazen uzun bir günün yorgunluğunu unutturabilir.


Fındıkzade geceleri ise bambaşka bir tona bürünür. Sokak lambalarının sarı ışığı kaldırımlara düşerken, şehir biraz yavaşlar. İşte bu saatlerde semtte dolaşmak, İstanbul’un daha sakin bir yüzünü görmek gibidir. Karşılaşmalar kısa olabilir ama etkisi uzun sürer: anlamlı bir bakış, zarif bir gülümseme, birkaç kelimelik samimi bir sohbet… Bu anlar, büyük şehirde hâlâ spontane bağların kurulabildiğini hatırlatır.


“Ateşli” diye tarif edilebilecek dakikalar da çoğu zaman bu yoğun duygulardan doğar aslında. Heyecanlı bir tanışmanın kalp atışını hızlandırdığı, iki yabancının beklenmedik bir anda aynı hikâyeye birkaç cümle eklediği anlardır bunlar. Fiziksel bir gösteriden çok, enerjinin hissedildiği anlardır. Şehrin ortasında, insanın hâlâ sürprizlere açık olduğunu fark ettiği o küçük zaman parçaları…


Belki de Fındıkzade travestilerinin en büyük farkı tam burada yatar: Onlar bir “sahne” değil, bir atmosfer yaratırlar. Gösterişli olmak yerine etkileyici, uzak olmak yerine ulaşılabilir, gürültülü olmak yerine derin bir iz bırakırlar. İstanbul gibi dev bir metropolde bile bireysel hikâyelerin hâlâ parlayabildiğini hatırlatırlar.


Sonuçta Fındıkzade, yalnızca tarihî yolların kesiştiği bir semt değildir; farklı hayatların da buluşma noktasıdır. Travestileri ise bu buluşmanın en zarif, en cesur temsilcilerinden biridir. Onlara bakınca insan, şehrin aslında tek bir renkten oluşmadığını; tam tersine, yan yana duran sayısız ton sayesinde güzel olduğunu anlar.


Ve belki de Fındıkzade’nin gerçek büyüsü budur: Gürültünün ortasında bile insan sıcaklığını koruyabilen bir yer olması. Burada yaşayan travestiler, bu samimi atmosferin hem temsilcisi hem de canlı bir yansımasıdır; kendilerini gizlemeden, şehirle uyum içinde var olmanın mümkün olduğunu gösteren, sessiz fakat etkili birer sembol gibidirler.

Yorumlar


şişli travesti ışıl.jpg

Şişli

taksim travesti arzu

Taksim

beşiktaş travesti ceyda

Beşiktaş

bottom of page